Bugün okul zili çalacak. Yeni defterler açılacak, sınıflar dolacak, öğretmenler öğrencileriyle buluşacak.
Ama yeni eğitim öğretim yılı yalnızca çocuklar için başlamıyor. Biz yetişkinler için de yeniden öğrenme zamanı.
Belki bu yıl çocuklarımıza daha az “Bugün kaç aldın?” deyip, daha çok “Bugün ne öğrendin?” diye sorabiliriz.
Her sorunlarını onlar adına çözmek yerine biraz bekleyebiliriz. Çünkü bazen çocuğa yapılabilecek en büyük iyilik, hemen yardım etmek değil; yapabileceğine inandığımızı ona hissettirmektir.
Bir arkadaşlık problemi yaşadığında hemen müdahale etmek yerine dinleyebiliriz. Ödevini unuttuğunda arkasından yetiştirmek yerine sonucuyla karşılaşmasına izin verebiliriz. Bir konuda zorlandığında “Ben yapayım.” demek yerine, “Bir daha denemek ister misin?” diyebiliriz.
Ve belki en önemlisi…
Çocuklarımızı başka çocuklarla değil, dünkü halleriyle karşılaştırabiliriz.
Çünkü eğitim yalnızca iyi notlar, sınavlar ve başarı belgelerinden ibaret değil. Sorumluluk alabilen, hata yaptığında yeniden deneyebilen, arkadaşlık kurabilen, merak eden, soru soran ve kendi ayakları üzerinde durabilen bir çocuk yetiştirmek de başarının ta kendisi.
Yarın çocuklarımız okula giderken onlara vereceğimiz en güzel mesaj belki de çok basit:
“Başarılı olmak zorunda değilsin. Elinden geleni yap, öğren, merak et, hata yap ve yeniden dene. Ben sana güveniyorum.”
Çünkü çocukların her zaman yollarını açmamıza ihtiyaçları yok. Bazen yalnızca yürüyebileceklerine inanmamıza ihtiyaçları var.
Yeni eğitim öğretim yılı; çocuklarımızın yalnızca bilgilerinin değil, özgüvenlerinin, meraklarının ve cesaretlerinin de büyüdüğü bir yıl olsun.
Ayşegül Varol
Kültürlü Gelecek Okulları Kurucusu – Eğitimci