Kekemelik, dışarıdan bakıldığında sadece birkaç sesin tekrarı gibi görünebilir. Oysa iÅŸin içinde, bastırılan kelimeler kadar bastırılan duygular da vardır. Utanmak, konuÅŸmaktan kaçmak, yanlış anlaşılmak… Takılan kelimeler, sadece konuÅŸmayı deÄŸil, kiÅŸinin özgüvenini, sosyal iliÅŸkilerini ve hatta meslek seçimini bile etkileyebilir. Bu süreçte yalnız hisseden pek çok insan için doÄŸru bilgi ve anlayış, büyük fark yaratabilir. Yıllardır sahada kekemelik konusunda çalışan bir uzman olan Dil ve KonuÅŸma Terapisti Dr. Mustafa Seyrek ile bir araya geldik ve hem öÄŸretici hem de içten bu röportajda, kekemeliÄŸin ne olduÄŸunu, neler olmadığını ve en önemlisi nasıl aşılabileceÄŸini konuÅŸtuk.
PM DERGİ: Hocam merhabalar. Öncelikle kekemelik nedir, nasıl tanımlarsınız?
DR. MUSTAFA SEYREK: Kekemelik; konuÅŸma sırasında seslerin, hecelerin ya da kelimelerin istem dışı tekrarlanması, uzatılması ya da duraksamalarla kesintiye uÄŸraması durumudur. KiÅŸi, ne söylemek istediÄŸini bilir, ancak bunu akıcı bir ÅŸekilde ifade etmekte güçlük çeker. Bu durum, konuÅŸma sırasında gerginliÄŸe ve bazen de birtakım ikincil davranışlara (göz kırpma, baÅŸ hareketleri gibi) yol açabilir.
PM DERGİ: KekemeliÄŸi sadece “konuÅŸurken takılmak” gibi görüyoruz. Gerçekten bu kadar basit mi?
DR. MUSTAFA SEYREK: KeÅŸke o kadar basit olsa! Kekemelik sadece konuÅŸurken seslerin tekrarlanması ya da duraklamalar deÄŸildir. Asıl mesele, kiÅŸinin o anda yaÅŸadığı içsel mücadele. Bazen söylemek istenilen bir kelime boÄŸazda düÄŸümlenir ve ne kadar zorlarsanız zorlayın, çıkmaz. O kelimeyle birlikte duygular da sıkışır: kaygı, utanç, öfke... Kekemelik, sadece konuÅŸmayı deÄŸil, kiÅŸinin kendini ifade etme hakkını etkileyebilir.
PM DERGİ: Kekemelik genellikle ne zaman ortaya çıkar?
DR. MUSTAFA SEYREK: En sık 2 ila 6 yaÅŸ arasında görülür. Bu yaÅŸlar, çocukların dil geliÅŸiminin çok hızlı olduÄŸu dönemlerdir. Bazı çocuklar bu süreçte kısa süreli konuÅŸma takılmaları yaÅŸayabilir bu duruma biz “geliÅŸimsel kekemelik” diyoruz. Bu durum, çoÄŸu zaman kendiliÄŸinden geçer. Ancak bu takılmalar 6 aydan uzun sürerse ya da çocuÄŸun sosyal hayatını etkilemeye baÅŸladıysa, mutlaka bir uzmandan yardım almak gerekir.
PM DERGİ: Kekemeliğin sebepleri nelerdir? Tek bir nedeni var mıdır?
DR. MUSTAFA SEYREK: Kekemelik çok faktörlü bir durumdur. Yani tek bir nedeni yoktur. Kekemelikte genetik yatkınlık çok önemlidir; kekemeliÄŸi olan bireylerin çoÄŸunun ailesinde benzer bir öykü vardır. Beyindeki dil ve motor merkezlerinin farklı çalışması da kekemelikte etkili olabilir. Bazı çevresel faktörler, örneÄŸin stresli yaÅŸam olayları ya da ani travmalar kekemeliÄŸi tetikleyebilir. Ancak bu faktörlerin hiçbiri tek başına kekemeliÄŸe neden olmaz, sadece katkıda bulunur.
PM DERGİ: Anne babalar genellikle “zamanla geçer” diye düÅŸünüyor. Bu doÄŸru mu?
DR. MUSTAFA SEYREK: Kısmen. Evet, bazı kekemelikler gerçekten geçici olur. Ama kekemeliÄŸin ne zaman geçici ne zaman kalıcı olacağını tahmin etmek zor. Aileler kekemeliÄŸin geçmesini bazen aylarca, hatta yıllarca bekliyor. Bu da çocuÄŸun kendine güvenini zedeliyor. Oysa erken fark edip bir uzmana danışmak hem süreci hızlandırır hem de çocuÄŸun ruhsal dünyasını korur.
PM DERGİ: Aileler bu süreçte nasıl bir tutum sergilemeli?
DR. MUSTAFA SEYREK: Aile desteÄŸi tedavinin en önemli parçalarından biridir. En baÅŸta çocuÄŸun konuÅŸmasına müdahale edilmemeli. “Dur, baÅŸtan söyle” ya da “yavaÅŸ konuÅŸ” gibi uyarılar baskı yaratır. Bunun yerine, onu sabırla dinlemek, cümlesini tamamlamaya çalışmamak ve onunla bol bol iletiÅŸim kurmak çok daha etkilidir. Ayrıca kekemeliÄŸi bir “kusur” gibi göstermemek ve çocuÄŸu baÅŸkalarıyla kıyaslamamak gerekir. Gerekirse aile de terapi sürecine dâhil olmalıdır.
PM DERGİ: “Çocuk korktu, o yüzden kekeme oldu.” gibi hikâyeler çok anlatılır. Bu doÄŸru mu?
DR. MUSTAFA SEYREK: Bu çok yaygın ama yanlış bir inanıştır. Korku ya da travmatik bir olay kekemeliÄŸi tetikleyebilir, ama kekemeliÄŸi “yaratmaz”. Yani çocukta zaten kekemelik eÄŸilimi varsa, bir stresli olay onun açığa çıkmasına neden olabilir. Ama tamamen konuÅŸması normal olan bir çocuÄŸun sadece korktuÄŸu için kekeme olması çok nadirdir. Böyle hikâyeler kekemeliÄŸi yanlış anlamamıza neden olmaktadır.
PM DERGİ: Peki, kekemelikle büyüyen bir çocuk neler yaÅŸar?
DR. MUSTAFA SEYREK: Dışarıdan anlaşılması zor olabilir ama ciddi duygusal yükler taşırlar. ÖÄŸretmenin sorduÄŸu bir soruya cevap verememek, arkadaÅŸlarının gülmesi, cümlesini tamamlayan yetiÅŸkinler... Bunların hepsi çocuÄŸun içine kapanmasına, kendini geri çekmesine neden olabilir. Bazı çocuklar zamanla konuÅŸmaktan tümüyle kaçınabilir. Bu yüzden, müdahale sürecinde yalnızca konuÅŸma akıcılığını saÄŸlamak deÄŸil; çocuÄŸun özgüvenini desteklemek de önemlidir. Gerekirse bu süreçte, bir uzmandan profesyonel destek alınmalıdır.
PM DERGİ: Birçok kiÅŸi “kekeme birey öÄŸretmenlik, avukatlık yapamaz” gibi düÅŸünüyor. Bu ne kadar doÄŸru?
DR. MUSTAFA SEYREK: Hiç doÄŸru deÄŸil. Kekemelik, konuÅŸma ÅŸeklinizi etkiler ama sizi deÄŸil. Çok baÅŸarılı kekeme öÄŸretmenler, oyuncular, politikacılar var. Önemli olan konuÅŸmanın “kusursuz” olması deÄŸil, samimi ve etkili olması. Hatta bazen kekemeliÄŸiyle barışık insanlar, çok daha etkileyici konuÅŸmalar yapabiliyor.
PM DERGİ: KekemeliÄŸi olan bireylerin ilham alabileceÄŸi örnekler var mı?
DR. MUSTAFA SEYREK: Kesinlikle. ÖrneÄŸin; İngiltere Kralı VI. George, kekemeliÄŸe raÄŸmen savaÅŸ yıllarında halka güçlü konuÅŸmalar yapmıştır. Bunun hikayesi “The King's Speech” (Zoraki Kral) filminde çok güzel anlatılır. Ayrıca Bruce Willis, Ed Sheeran, Emily Blunt gibi dünyaca ünlü isimler, kekemelikle mücadele etmiÅŸ ve bunu yenmiÅŸ kiÅŸilerdir. Bu örnekler, kekemeliÄŸin baÅŸarıya engel olmadığını göstermektedir.
PM DERGİ: Tedavi sürecinde nasıl bir yol izlenmektedir?
DR. MUSTAFA SEYREK: Tedavi kiÅŸiye özeldir. YaÅŸa, kekemeliÄŸin ÅŸiddetine, bireyin psikolojik durumuna ve yaÅŸam biçimine göre terapi planı hazırlanır. Küçük yaÅŸ çocuklarda bazen sadece aileyle çalışmak bile yeterli olabilir. Çünkü çocuÄŸun çevresi doÄŸru ÅŸekilde desteklendiÄŸinde, takılmalar kendiliÄŸinden azalabilir. YetiÅŸkinlerde terapi daha çok farkındalık, özgüven kazanımı ve iletiÅŸim becerileri üzerine yoÄŸunlaşır.
PM DERGİ: Bir kişi kekemeliğinden tamamen kurtulabilir mi?
DR. MUSTAFA SEYREK: Evet, ama bu süreç kiÅŸiye özel ve zaman isteyen bir süreçtir. Özellikle küçük yaÅŸta baÅŸlanan terapiyle çok baÅŸarılı sonuçlar alınabilir. Ancak kekemelik her zaman tamamen geçmeyebilir. Bu noktada hedefimiz ÅŸudur: KiÅŸinin konuÅŸma korkusunu yenmesi, kendine güvenmesi ve kekemeliÄŸi hayatını kısıtlamayacak düzeyde kontrol edebilmesidir. Yani bazen kiÅŸi hâlâ ara ara takılsa bile, kendini rahatlıkla ifade edebiliyorsa, bu çok büyük bir baÅŸarıdır. Asıl hedef, akıcı konuÅŸmaktan ziyade etkili ve özgüvenli iletiÅŸim kurmayı saÄŸlamaktır.
PM DERGİ: Toplumda kekemeliğe bakış sizce değişti mi?
DR. MUSTAFA SEYREK: Biraz deÄŸiÅŸti ama yeterli deÄŸil. Hâlâ kekemeliÄŸi bir “kusur” olarak gören çok insan var. Özellikle çocuklar arasında dalga geçme hâlâ sık görülüyor. Medyada kekemeliÄŸi komik bir özellik gibi sunmak da bu algıyı besliyor. Oysa kekemelik ne komiktir ne de utanılacak bir ÅŸeydir. Bu konuda herkesin biraz daha empatiye ihtiyacı var.
PM DERGİ: Son olarak, kekemeliÄŸi olanlara ve onların yakınlarına ne söylemek istersiniz?
DR. MUSTAFA SEYREK: Kelimelere takılabilirsiniz, ama hayata takılmayın. Kekemelik sizi tanımlamaz. KonuÅŸmanın gücü, akıcılığında deÄŸil, samimiyetindedir. Yardım istemekten çekinmeyin. Ve unutmayın, yalnız deÄŸilsiniz. Her insanın ritmi farklıdır, sizin de kendi ritminiz var. Ona sahip çıkın.