DOLAR 49,58 ▲ %+0,00 EURO 55,62 ▲ %+0,00 STERLIN 66,01 ▲ %+0,00 ALTIN 6.558 ▲ %+0,00 GUMUS 91,17 ▲ %+0,00 BITCOIN 4.038.582 ▲ %+0,00
Sağlık

Dr. Mustafa ile Kekemelik Üzerine Samimi Bir Sohbet

Haberi dinleyebilirsiniz
Dr. Mustafa ile Kekemelik Üzerine Samimi Bir Sohbet

Kekemelik, dışarıdan bakıldığında sadece birkaç sesin tekrarı gibi görünebilir. Oysa işin içinde, bastırılan kelimeler kadar bastırılan duygular da vardır. Utanmak, konuşmaktan kaçmak, yanlış anlaşılmak… Takılan kelimeler, sadece konuşmayı değil, kişinin özgüvenini, sosyal ilişkilerini ve hatta meslek seçimini bile etkileyebilir. Bu süreçte yalnız hisseden pek çok insan için doğru bilgi ve anlayış, büyük fark yaratabilir. Yıllardır sahada kekemelik konusunda çalışan bir uzman olan Dil ve Konuşma Terapisti Dr. Mustafa Seyrek ile bir araya geldik ve hem öğretici hem de içten bu röportajda, kekemeliğin ne olduğunu, neler olmadığını ve en önemlisi nasıl aşılabileceğini konuştuk.

PM DERGİ: Hocam merhabalar. Öncelikle kekemelik nedir, nasıl tanımlarsınız?

DR. MUSTAFA SEYREK: Kekemelik; konuşma sırasında seslerin, hecelerin ya da kelimelerin istem dışı tekrarlanması, uzatılması ya da duraksamalarla kesintiye uğraması durumudur. Kişi, ne söylemek istediğini bilir, ancak bunu akıcı bir şekilde ifade etmekte güçlük çeker. Bu durum, konuşma sırasında gerginliğe ve bazen de birtakım ikincil davranışlara (göz kırpma, baş hareketleri gibi) yol açabilir.

PM DERGİ: Kekemeliği sadece “konuşurken takılmak” gibi görüyoruz. Gerçekten bu kadar basit mi?

DR. MUSTAFA SEYREK: Keşke o kadar basit olsa! Kekemelik sadece konuşurken seslerin tekrarlanması ya da duraklamalar değildir. Asıl mesele, kişinin o anda yaşadığı içsel mücadele. Bazen söylemek istenilen bir kelime boğazda düğümlenir ve ne kadar zorlarsanız zorlayın, çıkmaz. O kelimeyle birlikte duygular da sıkışır: kaygı, utanç, öfke... Kekemelik, sadece konuşmayı değil, kişinin kendini ifade etme hakkını etkileyebilir.

PM DERGİ: Kekemelik genellikle ne zaman ortaya çıkar?

DR. MUSTAFA SEYREK: En sık 2 ila 6 yaş arasında görülür. Bu yaşlar, çocukların dil gelişiminin çok hızlı olduğu dönemlerdir. Bazı çocuklar bu süreçte kısa süreli konuşma takılmaları yaşayabilir bu duruma biz “gelişimsel kekemelik” diyoruz. Bu durum, çoğu zaman kendiliğinden geçer. Ancak bu takılmalar 6 aydan uzun sürerse ya da çocuğun sosyal hayatını etkilemeye başladıysa, mutlaka bir uzmandan yardım almak gerekir.

PM DERGİ: Kekemeliğin sebepleri nelerdir? Tek bir nedeni var mıdır?

DR. MUSTAFA SEYREK: Kekemelik çok faktörlü bir durumdur. Yani tek bir nedeni yoktur. Kekemelikte genetik yatkınlık çok önemlidir; kekemeliği olan bireylerin çoğunun ailesinde benzer bir öykü vardır. Beyindeki dil ve motor merkezlerinin farklı çalışması da kekemelikte etkili olabilir. Bazı çevresel faktörler, örneğin stresli yaşam olayları ya da ani travmalar kekemeliği tetikleyebilir. Ancak bu faktörlerin hiçbiri tek başına kekemeliğe neden olmaz, sadece katkıda bulunur.

PM DERGİ: Anne babalar genellikle “zamanla geçer” diye düşünüyor. Bu doğru mu?

DR. MUSTAFA SEYREK: Kısmen. Evet, bazı kekemelikler gerçekten geçici olur. Ama kekemeliğin ne zaman geçici ne zaman kalıcı olacağını tahmin etmek zor. Aileler kekemeliğin geçmesini bazen aylarca, hatta yıllarca bekliyor. Bu da çocuğun kendine güvenini zedeliyor. Oysa erken fark edip bir uzmana danışmak hem süreci hızlandırır hem de çocuğun ruhsal dünyasını korur.

PM DERGİ: Aileler bu süreçte nasıl bir tutum sergilemeli?

DR. MUSTAFA SEYREK: Aile desteği tedavinin en önemli parçalarından biridir. En başta çocuğun konuşmasına müdahale edilmemeli. “Dur, baştan söyle” ya da “yavaş konuş” gibi uyarılar baskı yaratır. Bunun yerine, onu sabırla dinlemek, cümlesini tamamlamaya çalışmamak ve onunla bol bol iletişim kurmak çok daha etkilidir. Ayrıca kekemeliği bir “kusur” gibi göstermemek ve çocuğu başkalarıyla kıyaslamamak gerekir. Gerekirse aile de terapi sürecine dâhil olmalıdır.

PM DERGİ: “Çocuk korktu, o yüzden kekeme oldu.” gibi hikâyeler çok anlatılır. Bu doğru mu?

DR. MUSTAFA SEYREK: Bu çok yaygın ama yanlış bir inanıştır. Korku ya da travmatik bir olay kekemeliği tetikleyebilir, ama kekemeliği “yaratmaz”. Yani çocukta zaten kekemelik eğilimi varsa, bir stresli olay onun açığa çıkmasına neden olabilir. Ama tamamen konuşması normal olan bir çocuğun sadece korktuğu için kekeme olması çok nadirdir. Böyle hikâyeler kekemeliği yanlış anlamamıza neden olmaktadır.

PM DERGİ: Peki, kekemelikle büyüyen bir çocuk neler yaşar?

DR. MUSTAFA SEYREK: Dışarıdan anlaşılması zor olabilir ama ciddi duygusal yükler taşırlar. Öğretmenin sorduğu bir soruya cevap verememek, arkadaşlarının gülmesi, cümlesini tamamlayan yetişkinler... Bunların hepsi çocuğun içine kapanmasına, kendini geri çekmesine neden olabilir. Bazı çocuklar zamanla konuşmaktan tümüyle kaçınabilir. Bu yüzden, müdahale sürecinde yalnızca konuşma akıcılığını sağlamak değil; çocuğun özgüvenini desteklemek de önemlidir. Gerekirse bu süreçte, bir uzmandan profesyonel destek alınmalıdır.

PM DERGİ: Birçok kişi “kekeme birey öğretmenlik, avukatlık yapamaz” gibi düşünüyor. Bu ne kadar doğru?

DR. MUSTAFA SEYREK: Hiç doğru değil. Kekemelik, konuşma şeklinizi etkiler ama sizi değil. Çok başarılı kekeme öğretmenler, oyuncular, politikacılar var. Önemli olan konuşmanın “kusursuz” olması değil, samimi ve etkili olması. Hatta bazen kekemeliğiyle barışık insanlar, çok daha etkileyici konuşmalar yapabiliyor.

PM DERGİ: Kekemeliği olan bireylerin ilham alabileceği örnekler var mı?

DR. MUSTAFA SEYREK: Kesinlikle. Örneğin; İngiltere Kralı VI. George, kekemeliğe rağmen savaş yıllarında halka güçlü konuşmalar yapmıştır. Bunun hikayesi “The King's Speech” (Zoraki Kral) filminde çok güzel anlatılır. Ayrıca Bruce Willis, Ed Sheeran, Emily Blunt gibi dünyaca ünlü isimler, kekemelikle mücadele etmiş ve bunu yenmiş kişilerdir. Bu örnekler, kekemeliğin başarıya engel olmadığını göstermektedir.

PM DERGİ: Tedavi sürecinde nasıl bir yol izlenmektedir?

DR. MUSTAFA SEYREK: Tedavi kişiye özeldir. Yaşa, kekemeliğin şiddetine, bireyin psikolojik durumuna ve yaşam biçimine göre terapi planı hazırlanır. Küçük yaş çocuklarda bazen sadece aileyle çalışmak bile yeterli olabilir. Çünkü çocuğun çevresi doğru şekilde desteklendiğinde, takılmalar kendiliğinden azalabilir. Yetişkinlerde terapi daha çok farkındalık, özgüven kazanımı ve iletişim becerileri üzerine yoğunlaşır.

PM DERGİ: Bir kişi kekemeliğinden tamamen kurtulabilir mi?

DR. MUSTAFA SEYREK: Evet, ama bu süreç kişiye özel ve zaman isteyen bir süreçtir. Özellikle küçük yaşta başlanan terapiyle çok başarılı sonuçlar alınabilir. Ancak kekemelik her zaman tamamen geçmeyebilir. Bu noktada hedefimiz şudur: Kişinin konuşma korkusunu yenmesi, kendine güvenmesi ve kekemeliği hayatını kısıtlamayacak düzeyde kontrol edebilmesidir. Yani bazen kişi hâlâ ara ara takılsa bile, kendini rahatlıkla ifade edebiliyorsa, bu çok büyük bir başarıdır. Asıl hedef, akıcı konuşmaktan ziyade etkili ve özgüvenli iletişim kurmayı sağlamaktır.

PM DERGİ: Toplumda kekemeliğe bakış sizce değişti mi?

DR. MUSTAFA SEYREK: Biraz değişti ama yeterli değil. Hâlâ kekemeliği bir “kusur” olarak gören çok insan var. Özellikle çocuklar arasında dalga geçme hâlâ sık görülüyor. Medyada kekemeliği komik bir özellik gibi sunmak da bu algıyı besliyor. Oysa kekemelik ne komiktir ne de utanılacak bir şeydir. Bu konuda herkesin biraz daha empatiye ihtiyacı var.

PM DERGİ: Son olarak, kekemeliği olanlara ve onların yakınlarına ne söylemek istersiniz?

DR. MUSTAFA SEYREK: Kelimelere takılabilirsiniz, ama hayata takılmayın. Kekemelik sizi tanımlamaz. Konuşmanın gücü, akıcılığında değil, samimiyetindedir. Yardım istemekten çekinmeyin. Ve unutmayın, yalnız değilsiniz. Her insanın ritmi farklıdır, sizin de kendi ritminiz var. Ona sahip çıkın.

 

 

 

 

 

playmedya

Haber Yazarı

playmedya Samsundan haberler sitemizde deneyimli yazarlarımızdan biridir. Güncel haberleri ve analizleriyle okuyucularımıza kaliteli içerik sunmaktadır.

Benzer Haberler

Sağlık Bakanı Memişoğlu'ndan Tütün ve Elektronik Sigara Uyarısı: "3 Kat Daha Zararlı" Sağlık
Sağlık Bakanı Memişoğlu'ndan Tütün ve Elektronik Sigara Uyarısı: "3 Kat Daha Zararlı"

...

10.10.2026 Oku
Palamut sofraları şenlendiriyor: En sağlıklı pişirme yöntemi hangisi? Sağlık
Palamut sofraları şenlendiriyor: En sağlıklı pişirme yöntemi hangisi?

...

29.09.2026 Oku
Beden Büyüdü, Ses Çocuk Kaldı: Puberfoni  (Mutasyonel Falsetto) Nedir? Sağlık
Beden Büyüdü, Ses Çocuk Kaldı: Puberfoni (Mutasyonel Falsetto) Nedir?

Pm Dergi 11. sayısın da Dr. Mustafa Seyrek Puformoni nedir? sorusunu cevaplıyor. Dergimiz röp...

21.09.2026 Oku
Kıymada Yeni Dönem: Hazır Kıyma Bekletilemeyecek Sağlık
Kıymada Yeni Dönem: Hazır Kıyma Bekletilemeyecek

...

16.09.2026 Oku