Bugün adı çayla özdeşleşen Rize'nin geçmişte önemli bir mandalina üretim merkezi olduğu pek bilinmiyor. Özellikle Cumhuriyet'in ilk yıllarında kıyı kesimlerinde geniş mandalina bahçeleri bulunurken, zamanla bu ağaçların yerini çay bahçeleri aldı. Peki, bu büyük dönüşümün nedeni neydi?
Çay, Daha Karlı ve Güvenceli Bir Ürün Haline Geldi
1930'lu ve 1940'lı yıllarda Doğu Karadeniz'de çay tarımının yaygınlaştırılması için devlet tarafından önemli teşvikler sağlandı. Çay alım garantisi verilmesi, üreticilerin ürünlerini kolayca satabilmesi ve her yıl düzenli gelir elde etmesi, birçok çiftçinin tercihini çaydan yana kullanmasına neden oldu.
Buna karşılık mandalina üretimi pazarlama sorunları, fiyat dalgalanmaları ve nakliye zorlukları nedeniyle üreticiler için daha riskli hale geldi.
Mandalina Ağaçları Yerini Çay Fidanlarına Bıraktı
Artan ekonomik getiriyi gören üreticiler, yıllar içinde mandalina bahçelerini sökerek yerlerine çay fidanları dikmeye başladı. Özellikle sahil kesimlerinde bulunan verimli narenciye alanlarının büyük bölümü birkaç on yıl içerisinde tamamen çay bahçelerine dönüştü.
İklim ve Coğrafya da Etkili Oldu
Rize'nin bol yağışlı iklimi ve asitli toprak yapısı çay bitkisi için son derece elverişli koşullar sunarken, zaman zaman yaşanan sert kışlar narenciye üretimini olumsuz etkiledi. Bu durum da üreticilerin çaya yönelmesini hızlandırdı.
Bugün Çay, Rize'nin Kimliği Oldu
Günümüzde Rize denildiğinde akla ilk gelen ürün çay olurken, geçmişte bölgenin önemli bir geçim kaynağı olan mandalina üretimi oldukça sınırlı seviyelere geriledi. Bazı yaşlı üreticiler, çocukluk yıllarında kıyı boyunca uzanan mandalina bahçelerini hatırladıklarını anlatırken, bu bahçelerin büyük bölümünün bugün çay tarlalarına dönüştüğünü ifade ediyor.
Ekonomik koşullar, devlet politikaları ve bölgenin doğal avantajları birleşince, Rize'nin tarımsal kimliği yıllar içinde tamamen değişti. Bir zamanların mandalina bahçeleri, bugün Türkiye'nin çay üretiminin kalbi olarak bilinen yemyeşil çay bahçelerine dönüşmüş durumda.