Türkiye’de işsizlik verileri yeniden tartışma konusu oldu. Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan 2026 yılı Mart dönemi işgücü istatistikleri, özellikle “geniş tanımlı işsizlik” oranındaki artışla dikkat çekti.
Açıklanan verilere göre geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 31,5’e yükselerek tarihi zirveye ulaştı. Buna karşılık dar tanımlı işsizlik oranı ise yüzde 8,1 seviyesine geriledi. Ancak uzmanlar, dar tanımlı işsizlikteki düşüşe rağmen atıl işgücü oranındaki sert yükselişin iş gücü piyasasında ciddi bir baskıya işaret ettiğini belirtiyor.
Geniş tanımlı işsizlik; iş bulma ümidi olmayanlar, eksik istihdam edilenler ve çalışmaya hazır olduğu halde çeşitli nedenlerle iş aramayan kesimleri de kapsıyor. Bu nedenle ortaya çıkan yüksek oran, ekonomideki gerçek işsizlik tablosuna dair daha kapsamlı bir görünüm sunuyor.
Ekonomistler, dar ve geniş tanımlı işsizlik arasındaki farkın açılmasının, iş gücü piyasasında yapısal sorunların devam ettiğini gösterdiğini ifade ediyor. Özellikle genç işsizlik ve kayıt dışı istihdam gibi başlıkların bu tabloyu daha da derinleştirdiği vurgulanıyor.
Verilerin ardından kamuoyunda farklı yorumlar yapılırken, vatandaşlar ise günlük hayatlarında hissettikleri ekonomik tabloyla açıklanan rakamlar arasındaki farkı sorgulamaya devam ediyor. Açıklanan istatistiklerin önümüzdeki günlerde ekonomi gündeminde geniş yer bulması bekleniyor.