Bugün, Türk kadınının seçme ve seçilme hakkını kazandığı o büyük adımın üzerinden 91 yıl geçti.
5 Aralık 1934… Cumhuriyet tarihine yalnızca bir reform olarak değil, bir milletin kaderine atılmış en cesur imza olarak geçti.
Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, o gün yalnızca kadınlara hak vermedi; “Dünya üzerinde gördüğümüz her şey kadının eseridir.” diyerek, kadının toplumdaki yerini bir hakikat olarak tarihe kazıdı. Ve bugün bizim yürüdüğümüz yol, işte o cesaretin ışığıyla aydınlanıyor.
Ben bir kadın, bir anne, bir eğitimci ve bir okul kurucusu olarak biliyorum ki:
Bir kadının hakkı yoksa, kimsenin hakkı yoktur.
Eşitlik bir lütuf değil; varoluşun temel hakkıdır.
Her sabah okul koridorlarımızda koşan kız çocuklarına baktığımda, 91 yıl önce atılan o adımın nasıl bir geleceğe dönüştüğünü görüyorum. Gözlerindeki ışık şunu fısıldıyor:
“Ben yapabilirim. Çünkü benden önce yapanlar vardı.”
Bugün, 5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü’nde; 91 yıl önce Türk kadınına seçme ve seçilme hakkını tanıyan Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü sevgi, saygı ve minnetle anıyoruz.
Onun attığı her adım, biz kadınların bugün yükseldiği her basamağın temelidir.
Bizler; kız çocuklarımızın cesaretle büyümesi, kadınların özgürce üretmesi, toplumun adaletle gelişmesi için çalışmaya devam edeceğiz.
Çünkü kadın güçlenirse toplum nefes alır.
Kadın özgürleşirse gelecek güzelleşir.
Kadın yürürse millet yürür.
Dün haklarımız için mücadele edenlere minnetle…
Bugün kendi adımlarımızın sorumluluğuyla…
Yarın kız çocuklarımıza daha eşit bir dünya bırakma umuduyla…
#5AralıkDünyaKadınHaklarıGünü kutlu olsun.