Bugün sesi kısılanlara ses olmak için, sözü yarıda kesilenlerin bıraktıkları yerden sözlerini sürdürebilmek için ülkemizin dört bir yanında meydanlardayız.
Bizler Cumhuriyet Halk Partisi GençliÄŸi olarak bu ülkenin vicdanlı evlatlarıyız. ZalimliÄŸe susamayız. Sömürüye susamayız. Çünkü biliyoruz ki çocuklar ölürken deÄŸil, uyurken susulur.
AKP iktidarının her geçen yıl parça parça dağıtıp bir kenara attığı eÄŸitim sistemiyle çocuklar iÅŸçileÅŸtiriliyor, gençler geleceksizleÅŸtiriliyor. Sonuç ne? Artan çocuk ölümleri, suça sürüklenen çocuklar, iÅŸsiz gençler, madde bağımlılığı, sonu gelmez depresyonlar ve intihar eden gençler…
Bunların hiçbiri kendiliÄŸinden olmuyor. YaÅŸadığımız tüm bu kötülük bir kara düzenin sonucudur. Bu kara düzenin bugünkü görüntüsü ise MESEM’lerdir.
Nedir MESEM?
İktidara göre Mesleki EÄŸitim Merkezleri. Bize göre düzenin kirli çarkları arasında eriyip, giden; okul çağında iÅŸçileÅŸtirilen yitip giden çocuklar demek. Bu sistemde çocuklar eÄŸitim almıyor, geleceÄŸe hazırlanmıyor. Ucuz iÅŸ gücü olarak görülüyor ve sömürülüyor. EÄŸitim Reformu GiriÅŸimi'nin (ERG) 2025 EÄŸitim İzleme Raporu'na göre, 2024-2025 eÄŸitim-öÄŸretim yılında MESEM'e devam eden 392 bin 887 öÄŸrenci var. Bu sistem yüzünden yüzbinlerce çocuÄŸun okulla bağı kesiliyor.
Bu ülkede yaÅŸayan milyonlara soruyoruz: Lise çağındaki bir çocuÄŸun haftada 1 gün okula, 4 gün atölyeye, sanayiye, fabrikaya gittiÄŸi bir düzene mesleki eÄŸitim denebilir mi? Okulda olması gereken çocukların atölyede, sanayide, fabrikada ucuz iÅŸ gücü yapıldığı bir düzende iÅŸ güvenliÄŸinden nasıl bahsedilebilir? İnsan canının kıymetli olduÄŸu nasıl söylenebilir? Böyle bir düzende çocukların geleceÄŸe hazırlandığından, eÄŸitim gördüÄŸünden nasıl söz edilebilir?
Açıkça ifade etmek isteriz ki MESEM çocukların doÄŸrudan iÅŸçileÅŸtirildiÄŸi, yasalarla sömürüldüÄŸü bir AKP projesidir. Ve bizler CHP Gençlik Kolları olarak ucuz iÅŸ gücü olarak görülen çocukların eÄŸitim haklarından mahrum bırakılarak, doÄŸrudan iÅŸçileÅŸtirildiÄŸi bu düzenin tam karşısında duruyoruz.
Sermayenin iÅŸ gücü ihtiyacı olabilir. Ülkemizde her 4 gençten 1’i ne eÄŸitimde ne istihdamda. Genç iÅŸsizliÄŸi her geçen gün katlanarak artıyor. Çalışmaya, üretmeye hazır büyük bir genç nüfusa sahipken devlet eliyle çocukların iÅŸçileÅŸtirildiÄŸi, kamu kaynaklarının düzenin çarkları iÅŸlesin diye sermayeye aktarıldığı MESEM düzenini kabul etmemiz mümkün deÄŸildir.
Çünkü bu düzenin kirli çarklarında çocukların hayatları yitip gidiyor. 2025 yılında bu ülkede 86 çocuk iÅŸçi katledildi. Sayın Bakan’ın bakanlık yaptığı dönem içerisinde MESEM’lerde hayatını kaybeden çocuk sayısı 16.
Bu iktidar için yalnızca bir sayı olabilir. Ama bizim için deÄŸil. Onlar bizim her sabah aynı güneÅŸe uyandığımız, aynı sokaklarda yürüdüÄŸümüz, aynı hayalleri paylaÅŸtığımız kardeÅŸlerimiz.
Muhammed Kendirci bizim kardeÅŸimizdir.
Alperen Enes Ural bizim kardeÅŸimizdir.
Murat Can Eryılmaz bizim kardeşimizdir.
Erol Can Yavuz bizim kardeÅŸimizdir.
Arda Tonbul bizim kardeÅŸimizdir.
Ömer Çakar bizim kardeÅŸimizdir.
Zekai Dikici bizim kardeÅŸimizdir.
UlaÅŸ Dumlu bizim kardeÅŸimizdir.
Alperen Kocayavuz bizim kardeÅŸimizdir.
Eren DaÄŸ bizim kardeÅŸimizdir.
Burada adına sayamadığımız iÅŸ cinayetine kurban giden tüm kardeÅŸlerimiz için onların acılı aileleri için ses çıkarmak zorundayız. Okulda olması gereken çocukların atölyelerde emeÄŸi sömürülmesin, çocuklar iÅŸ cinayetlerine kurban gitmesin diye mücadele etmek bu ülkede yaÅŸayan biz gençlerin, boynumuzun borcudur.
Bizim durduÄŸumuz yer son derece nettir. Tıpkı bizler gibi ses yükselten iktidarın bu kirli düzenini, MESEM uygulamasını protesto ettiÄŸi için hukuksuzca tutuklanan Türkiye İşçi Partili 16 arkadaşımızla dayanışma içerisinde olduÄŸumuzu da buradan açıkça ifade etmek istiyoruz. ArkadaÅŸlarımızın yarım bırakmaya çalıştığınız sözleri bize emanettir.
Bizler Cumhuriyet Halk Partisi GençliÄŸi olarak:
Çocuklar eÄŸitim hakkından mahrum kalmasın, atölyelerde can vermesin istiyoruz.
Parasız, bilimsel, demokratik eğitim istiyoruz.
Biz gençlere dayatılan iÅŸsizliÄŸe, geleceksizliÄŸe ve baskılara karşı ses yükseltiyoruz.
GeleceÄŸimizde umut,
Hanemizde iÅŸ,
Soframızda ekmek,
Ülkemizde özgürlük istiyoruz.