Çocuklar, küçük yaşlarda pek çok başarılı deneyim yaşarlar; ilk adımlar, ilk kelimeler, okuma yazmayı öğrenmek, ilk arkadaşlık bağını kurmak, kendisine verilen ilk sorumluluk gibi. Bu özel anlar, onların gelişim yolculuklarında önemli kilometre taşlarıdır. Bu tür başarıları kutlamak çocuklar için kıymetlidir, duygularına gösterilen özeni hissederler.
Farklı kültürlerde ve aile yapılarında kutlama yolları değişebilir. Bazı aileler, başarılara daha gösterişli kutlamalar yaparken, bazıları daha sade ve içten bir yaklaşım benimseyebilir. Ancak önemli olan, çocuğa bu başarıların anlamlı olduğunu ve her türlü gelişimin değerli olduğunu hissettirebilmektir. Küçük sürprizler veya sadece samimi bir tebrik, çocuğun gözünde büyük bir etki yaratabilir.
Tebrik etmenin yanı sıra, pozitif geri bildirim de önemlidir. Bir çocuğun çabasını takdir etmek, onun gelecekteki başarıları için güçlü bir motivasyon kaynağıdır. "Sen bu konuda çok çalıştın ve başardın!" gibi ifadeler, çocuğu cesaretlendirir.
Çocuklar, tebrik etme ve başarıyı takdir etme becerisini ilk kez aileden öğrenir. Anne babaların ya da bakım verenlerin günlük davranışları, söyledikleri sözler, hatta yüz ifadeleri bile bu konuda birer rehberdir. Örneğin, çocuk bir görev başardığında, bir çaba gösterdiğinde ya da sadece denediğinde verilen bir gülümseme, söylenen sıcak bir “Aferin!” ya da basit bir baş okşaması onun dünyasında büyük bir etki yaratır. Bu tür geri bildirimler, çocuğun sadece sonuca değil, çabaya da değer vermesini sağlar. Aslında her şey, çocuğun anne babasının birbirine ve başkalarına nasıl davrandığını gözlemlemesiyle başlar. Model Olmak En Güçlü Öğreticidir.
Çocuklar, duyduklarından çok gördüklerinden etkilenirler. Eğer bir anne baba çevresindeki insanların başarılarını takdir etmeyi alışkanlık hâline getirmişse, çocuk da bunu içselleştirir. Ama tam tersine, başarıların görmezden gelindiği, başarının kıyasla ya da kıskançlıkla karşılandığı bir evde büyüyen çocuklar, tebrik etmenin kıymetini anlamakta zorlanabilir.
Ebeveynlerin sıkça düştüğü bir hata, yalnızca sonucu takdir etmektir. Oysa süreç de en az sonuç kadar önemlidir. Sadece Başarıyı Değil, Çabayı da övmek oldukça kıymetlidir. Sadece sonuçlar alkışlandığında, çocuk çabayı değil, başarıyı ödüllendirilmesi gereken tek şey olarak görebilir. Bu da azimli olma ve öğrenme sürecine zarar verebilir. Bir çocuk denemekten korkmazsa, hata yapmayı ve öğrenmeyi doğal bir parça olarak kabul eder. Bu, uzun vadede onu daha cesur ve yaratıcı bir birey yapar.
Bu şekilde çocuk, hem kendi iç motivasyonunu geliştirebilir hem de başarısızlıklarla başa çıkmayı öğrenebilir. Aşırı övgü yerine, dengeli bir yaklaşım, çocuğun kendine güvenen ve azimli bir birey olmasına katkı sağlar.
Çocuklar açısından baktığımızda, tebrik etme alışkanlığı kazandırmak onlara yaşam boyu sürecek sosyal beceriler sağlar. Çocuklar, bu tür davranışlarla başkalarının başarılarını değerli bulmayı ve kutlamayı öğrenirler. Ayrıca, iyi bir vatandaş olmanın ve toplum içinde sağlıklı ilişkiler kurmanın temel taşlarını, erken yaşlarda tebrik etme sayesinde onlar için inşa edebiliriz.
Çocuklar, başkalarının başarılarını takdir etme yeteneğini geliştirdikçe, empati ve sosyal bağ kurma becerilerini de geliştirirler. Tepkileri olumlu bir şekilde ifade edebilmek, arkadaşlık ilişkilerini güçlendirir. Örneğin, bir arkadaşının bir ödül kazanması durumunda, çocuğun "Tebrikler! Bunu gerçekten hak ettin!" gibi bir cümle kurabilmesi, sadece arkadaşını mutlu etmekle kalmaz, aynı zamanda onunla olan bağını da güçlendirir.
Tebrik etme alışkanlığını kazandırmak ve sürdürmek için birkaç basit adım atılabilir. Çevrenizdeki küçük veya büyük her türlü başarıyı fark edin ve dile getirin. Samimi ve özgün ifadeler kullanın. Sadece "tebrikler" demek yerine, ne kadar çalıştığını veya bu başarının neden önemli olduğunu belirten birkaç cümle eklemek, takdirinizi daha anlamlı kılar.
Aile içindeki sıcak ve samimi tebrik atmosferi, çocuğun bu davranışı bir yaşam biçimi olarak benimsemesine yardımcı olur. Çünkü tebrik etmek, sadece bir başarıyı kutlamak değil, aynı zamanda bir sevgiyi paylaşmaktır ve çocuklar, sevginin her hâlini en iyi ailede öğrenir.
Unutmayın, küçük bir “aferin” bile bir çocuğun kalbinde kocaman bir ışık yakabilir. Belki de o ışık, günün birinde başka hayatları da aydınlatır.
Bir yetişkin olarak düşünsenize, en son ne zaman birinin başarısını yürekten kutladınız? Ya da çabasına içtenlikle eşlik ettiniz?
Yetişkin bir birey olduğunda arkadaşlarını, dostlarını, komşularını, tanıdıklarını ya da takip ettiği, okuduğu, izlediği insanların başarılarını takdir edebilecek olgunlukta, başarılarından mutluluk duyabilecek ahlakta sağlıklı bireyler yetiştirmek üzere, sevgiyle kalın.