26 Ağustos günü Büyük Taarruz ile atılan ilk adım, bundan tam 101 yıl önce, tarihin gördüğü en büyük zaferlerden biri ile taçlanmış; Türkiye Cumhuriyeti devleti, egemen güçlerin prangalarından kurtularak tam bağımsızlığa kavuşmuştur.
“Ya istiklal ya ölüm!” diyerek yola düÅŸen, tüm imkânsızlıklara raÄŸmen bağımsız bir
Cumhuriyet kuran Mustafa Kemal Atatürk ve yol arkadaÅŸlarının ilk iÅŸi, egemenliÄŸi kayıtsız
şartsız millete devretmek olmuştur.
Bugün bizlere düÅŸen de 101 yıl önce kurulan Cumhuriyeti, demokrasi ile taçlandırarak
ülkemizi kalkındırmanın yanı sıra, mazlum halklara da umut ışığı olmaktır.
Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaÅŸları, millet dayanışması ve Kuvayı Milliye
ruhuyla topyekûn verilen bu özgürlük mücadelesi destansı bir zaferle sonuçlandı ve bu büyük
zaferle karanlıklar aydınlığa kavuÅŸtu. Bu aydınlığı ilelebet sürdürmek ve 30 AÄŸustos zaferini
yaÅŸatmak için de Mustafa Kemal Atatürk, kurduÄŸu cumhuriyeti gençlere emanet etti.
Gençlerimiz, sonsuza dek devam edecek bu sorumluluÄŸun bilinciyle hareket etmelidir.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, mücadele rotasını "Zafer ‘Zafer benimdir…’ diyebilenindir.
BaÅŸarı ise ‘BaÅŸaracağım’ diye baÅŸlayarak sonunda ‘BaÅŸardım’ diyebilenindir." sözüyle
çizmiÅŸti.
Özgürlük ve bağımsızlığı karakteri sayan, millet egemenliÄŸine gönülden baÄŸlı Büyük Atatürk
ve silah arkadaÅŸlarını saygıyla anıyorum. Tüm ÅŸehitlerimize rahmet diliyor, demokrasi ve
özgürlük kahramanlarına ÅŸükranlarımı sunuyorum.
Bayramımız kutlu olsun.