Sinop’un Karadeniz kıyısında yer alan tarihî Gerze’nin (ilk adının “Carusa” olduğu tahmin edilmektedir) tarihinde, 13 Şubat 1956 gecesi unutulmaz bir felaket yaşandı. Antik Çağ’dan bu yana yerleşim yeri olarak bilinen Gerze’de, o akşam çıkan yangın sonucunda ilçenin büyük bölümü neredeyse tamamen yok oldu.
O akşam şiddetli lodos fırtınasının etkisiyle, bir evin mangalından çıkan kıvılcım hızla yayılıp tüm yerleşime yayıldı. 18 saatten uzun süren yangında, ahşap yapıların yoğun olduğu Gerze’de evler bir bir alevlere teslim oldu. Yangında yaklaşık 1000 ev küle dönerken sadece 100–150 ev kurtulabildi.
Felaketin büyüklüğü sadece mal kaybı ile sınırlı kalmadı. Yangında 21 vatandaşımız hayatını kaybetti, binlerce kişi evsiz kaldı. Dükkanlar, iş yerleri ve kamu binalarının büyük bölümü yok olurken, sadece bir avuç yapı ayakta kalabildi.
Bu büyük yangın, Cumhuriyet tarihinin en sarsıcı yangın felaketlerinden biri olarak kayıtlara geçti. Yangının ardından devlet desteği ile ilçenin yeniden inşa çalışmaları başlatıldı. Dönemin hükümeti, Gerze’nin yaralarını sarmak için özel kanunlar çıkardı ve yeniden yapılanma sürecini hızlandırdı.
Bugün her yıl 13 Şubat’ta, bu büyük felaketin yıldönümünde yangını yaşayanlar anılıyor, hayatını kaybeden vatandaşlar için saygı duruşu yapılıyor. Bu tarih, Gerze halkının hafızasında derin bir yara olarak kalmaya devam ediyor.