Bir ülkede çocuklar, bir bakış yüzünden ölüyorsa; orada sorun artık bireysel değil, toplumsaldır. Ama daha acı olan şudur: Bu sorun çözümsüz değildir. Yeter ki sorumluluğu birbirimize atmayı bırakıp, çözümü birlikte inşa edelim.
Minguzzi.
Atlas.
Ama mesele sadece bu iki isim değil.
Onlar birer haber başlığı, birer istatistik hiç değil. Onlar bu toplumun vicdanında kanayan bir yaranın adıdır.
Bir ülkede çocuklar ve gençler “yan baktın” denilerek öldürülüyorsa, burada artık münferit olaylardan söz edemeyiz. Bu, açık bir toplumsal çöküş göstergesidir.
Bu çöküşün adı şiddettir. Ama kaynağı sadece sokak değildir.
Şiddet evde başlar, okulda şekillenir, sokakta görünür hâle gelir.
Eğitim sadece akademik başarıdan ibaret değildir. Eğitim; çocuğa öfkesini tanımayı, sınırlarını bilmeyi, başkasının varlığına tahammül edebilmeyi öğretmektir.
Bugün yaşadığımız bu tablo bize şunu söylüyor:
Eğitim, tek başına okulun omzuna bırakılabilecek bir yük değildir.
Eğitim üç sac ayağı üzerinde durur:
Aile – Okul – Toplum.
Bu ayaklardan biri eksikse, sistem çöker.
Bugün yaşadığımız tam olarak budur.
Ailede sınır koyulmayan, sorumluluk verilmeyen, her davranışı mazur görülen çocuk; okulda yalnız bırakıldığında, sokakta yanlış rol modellerle büyür.
Okul ise yalnızca ders anlatan bir kurum değildir.
Okul; değer inşa eden, karakter geliştiren, çocuğu hayata hazırlayan güvenli bir alandır.
Bu yüzden okul–aile iş birliği bir tercih değil, zorunluluktur.
Bir çocuğun eğitimi, okul kapısından girip çıkmaz.
Bugün Minguzzi’yi, Atlas’ı ve benzerlerini konuşuyorsak; yarın başka isimleri konuşmamak için bu iş birliğini yeniden ve güçlü biçimde kurmak zorundayız.
Bir özel okul kurucusu olarak şunu açıkça söylemek zorundayım:
Biz bu yarayı sadece konuşarak değil, bilinçli bir eğitim anlayışıyla iyileştirebiliriz.
Çocuklara erken yaşta şunları öğretmeliyiz:
• Öfke bir duygu ama şiddet bir tercih değildir.
• Güç, korkutmak değil, kendini kontrol edebilmektir.
• Hak aramak, can yakmak değildir.
Toplum olarak artık şunu kabul etmeliyiz:
Bu kanayan yaranın merhemi eğitimdir.
Aileyle başlayan, okulda güçlenen, toplumda karşılık bulan bir eğitim.
Minguzzi ve Atlas birer sayı değil.
Onlar bize geç kalmamamız gerektiğini söyleyen acı işaretlerdir.
Bu yazı bir suçlama değil.
Bu yazı bir çağrıdır.
Durmak, düşünmek ve birlikte iyileştirmek için.
Ayşegül Varol
Kültürlü Gelecek Okulları Kurucusu
Girişimci | Danışman | Eğitimci