30 Ağustos, yalnızca kazanılmış büyük bir zaferin değil; bağımsızlığını, geleceğini ve kendi kaderini belirleme iradesini hiçbir şartta teslim etmeyen bir milletin hikâyesidir.
Bazı zaferler vardır; üzerinden yıllar geçse de yalnızca tarih kitaplarında kalmaz. Bir milletin hafızasına, karakterine ve geleceğine yerleşir.
30 Ağustos da bizim için böyle bir zafer.
Bugün geriye dönüp o günlere baktığımızda, belki de en çok şunu anlamamız gerekiyor: Bu ülke kolay kazanılmadı. Yokluğun, yorgunluğun ve imkânsızlıkların içinde bir millet, kendisine biçilen geleceği kabul etmedi. “Bitti” denilen yerde yeniden ayağa kalktı. Çünkü kaybedecek çok şeyi vardı ama vazgeçmeye hiç niyeti yoktu.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde verilen o büyük mücadele, yalnızca topraklarımızı savunmanın değil; kendi geleceğimize kendimiz karar verme iradesinin mücadelesiydi.
Belki de 30 Ağustos’u bugün yeniden düşünmemizin en önemli nedeni bu.
Çünkü bağımsızlık yalnızca sınırları korumak değildir. Bağımsızlık; düşünebilen, sorgulayabilen, üretebilen ve kendi ayakları üzerinde durabilen nesiller yetiştirebilmektir.
Bir eğitimci olarak 30 Ağustos’a baktığımda, zaferin bize bıraktığı en büyük sorumluluğu burada görüyorum.
Bizler çocuklarımıza yalnızca geçmişte kazanılmış büyük bir zaferi anlatmamalıyız. Onlara bu zaferin hangi karakterle kazanıldığını da anlatmalıyız: cesareti, vazgeçmemeyi, birlik olmayı ve şartlar ne kadar zor olursa olsun kendi geleceğine sahip çıkabilmeyi.
Çünkü bir ülkenin geleceği, geçmişini ezberleyen değil; geçmişinden aldığı gücü yarına taşıyabilen çocukların ellerinde yükselir.
Bugün özgürce konuşabiliyor, düşünebiliyor, çocuklarımız için hayaller kurabiliyor ve yarınlara umutla bakabiliyorsak; bunun ardında büyük bir mücadelenin ve ödenmiş ağır bedellerin olduğunu unutmamak gerekiyor.
Bu nedenle 30 Ağustos, benim için yalnızca geçmişe duyulan minnet değil; geleceğe karşı duyduğumuz sorumluluğun da adıdır.
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bu toprakları bize vatan kılan tüm kahramanlarımızı saygı, minnet ve rahmetle anıyorum.
30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun.
Ayşegül Varol
Eğitimci – Girişimci
Özel Kültürlü Gelecek Okulları Kurucusu