100 Yıldır Aynı Ateş, Aynı Tat
Türkiye’nin en köklü döner markalarından Lezzet Döner, 100. yaşını kutluyor. 1925 yılında küçük bir dükkanda başlayan bu hikaye, bugün hem geleneksel tatların hem de ustalığın sembolü haline geldi. Biz de bu özel yılda, Lezzet Döner’in dördüncü kuşak temsilcisi Murat Kaya ile bir araya geldik.
DEDEMİN YAKTIĞI OCAĞI SÖNDÜRMEDİK
Dedemiz Ahmet Yekta Usta, 100 yıl önce başlatmış Lezzet Döner yolculuğunu. O dönemde, döner bu kadar yaygın değilmiş. Ama dedem eti, baharatı ve ateşi o kadar iyi harmanlamış ki, kısa sürede herkes Ahmet Usta’nın dönerini konuşmaya başlamış. Biz de o günden beri o ocağı hiç söndürmedik. Ahmet Usta kısa bir süre işlettikten sonra damadı Ali Yekta Bey Lezzet Döner’i devralmış ve büyük emek vermiş.
Ali Yekta Bey, Lezzet Lokantası’nın bugünlere gelmesinde emeği olan kişilerin başını çekmekte. Mutfakta titizliği, müşterilerine olan saygısı ve yardımsever kişiliğiyle tanınan Ali Yekta Bey, sadece bir lokanta sahibi değil, aynı zamanda çevresindekilere umut olan bir insanmış. Şu günler de ülkemiz de unutulan esnaf kültürünü, Ali Yekta Bey o günlerde çevresine ve çalışanlarına her an yansıtmış. Bugün Lezzet Lokantası hâlâ Saathane Meydanı’nda aynı ruhla, aynı değerlerle hizmet veriyor ise bu o günlerde Ali Yekta Bey’in oluşturduğu sistemden ve esnaf kültüründen kaynaklanmaktadır. Ali Yekta Bey’in temellerini attığı bu mekân, bugün hâlâ onun bıraktığı mirası yaşatıyor; samimiyet, emek ve lezzetle yoğrulmuş bir geleneği geleceğe taşıyor.
CUMHURİYETLE YAŞIT
1925’ten bu yana aynı ocakta, aynı özenle pişen dönerimizin 100. yılını kutluyoruz. Cumhuriyetle yaşıt, Türkiye’nin döner geleneğini yaşatan bir marka olmanın gururunu yaşıyoruz. Bir asırdır değişmeyen lezzetimizin sırrı; ustalarımızın emeği, müşterilerimizin sevgisi. Bizi tercih eden herkese teşekkür ederiz.
DEĞİŞMEYEN TARİF
Yüzyıldır değişmeyen tarif, aynı ocağın sıcaklığı, aynı samimi gülümseme...Lezzet döner sadece damağa değil, kalbe de dokunan bir hikaye. Dumanı, kokusu ve anısıyla birlikte, geçmişten bugüne köprü kuruyor.
Ve bu hikaye her gün yeniden pişiyor; geçmişin emeği, bugünün özeni ve geleceğin umut dolu lezzetiyle...
100 YILDIR AYNI LEZZET
Aslında zor gibi görünse de sırrımız çok basit. Sadelik. Lezzet Döner’de katkı maddesi yoktur. Etimizi Suluova’dan alıyoruz. Suluova’ya hayvanlar Mardin ve Van yöresinden gelmekte. 350-400 kilonun üzerindeki hayvanları, etleri sert olduğu için tercih etmiyoruz. Günde 15-16 kilo tereyağı kullanıyoruz. Tereyağlarımızı, Çamlıdağ’dan getirtiyoruz. Dönerimizi, gürgen odunu ateşinde pişiriyoruz, kesinlikle doğal gaz kullanmıyoruz. Aslında ustalık malzemenin hakkını vermekte. Her lokmada aynı lezzeti hissettirmek bizim için bir onur.
LEZZET DÖNER, ANILARI, KÜLTÜRÜ, GELENEKLERİ YANSITIR
Gerçek bir döner, sadece etin ateşle buluşması değildir; sabrın, ustalığın ve sevginin harmanlanmış halidir. İncecik dilimlenmiş etlerin mis gibi kokusu, közde pişerken yükselen dumanla birlikte sokağın havasına karışır, insanın içini ısıtır. İlk lokmada yumuşacık eti, hafif baharat dengesi ve taze ekmeğin uyumu, adeta bir lezzet şöleni sunar. İyi yapılmış bir döner, insanı çocukluğuna götürür; annesinin elinden bir tabak yemiş gibi huzur verir. Çünkü lezzetli döner, sadece karın doyurmaz; anıları, kültürü ve gelenekleri de yansıtır.
LEZZET DEĞİŞMEZ AMA ZAMANLA HİKAYE BÜYÜR
İnsanlar çocukken geldikleri bu dükkana şimdi kendi torunlarıyla geliyor. Bizim için en büyük ödül bu. Çünkü bu durum sadece karın değil, gönül doyurduğumuzun göstergesi.
DÖNER SADECE YEMEK DEĞiL, BiR KÜLTÜR, BiR MiRASTIR
Bizim için döner sadece yemek değil, bir kültür, bir miras. Dedelerimizin açtığı bu ocağı, aynı özenle ve aynı sevgiyle yaşatıyoruz.
KALİTEDEN ÖDÜN VERMİYORUZ
Herkes “Bu kaliteyi neden yeteri kadar tanıtmıyorsunuz?” diye sitem ediyor adeta. “Neden daha fazla büyümüyorsunuz?” diyorlar. Eğer büyürsek kaliteden ödün vermiş oluruz. O yüzden, şubeleşmeyi kesinlikle düşünmüyoruz. Lezzetten ödün vermemek için büyümemeye çalışıyoruz.
GEÇMİŞLE BUGÜNÜ BULUŞTURALIM
Lezzet döneri tatmak, bir asırlık emeğin, ustalığın ve sevginin tadına varmaktır. Gelin, bir lokmada geçmişle bugünü buluşturalım.
Haber Galerisi